Gezmek , yeni yerler keşfetmek , merak ettiğiniz yerleri görmek veya bende bu deli gibi olmak istiyorum mu diyorsunuz ? Ama bu işe çok para gerekiyordur diye düşünüp , korkuyormusunuz ? Yok yok korkmayın. Korkacak gerçekten bir şey yok. Sadece biraz planlı ve programlı olmak gerekiyor. Bende şimdi size burada gerçekleri anlatacağım ve sizde bu yöntemlerden birini seçip , çok çok ucuza, başlayacaksınız dünyayı gezmeye.

Lets Gooo…

En çok söylenen şey , zengin insanların böyle gezdiği olmuştur. Ama emin olun sizden farkım yok. Sadece ne yapmam gerektiğini iyi biliyorum. Tabi bir de zamanı iyi yönetiyorum.

Şimdi belli başlı maddeler yazacağım. Bu maddelere uyarsanız, emin olun sizde benim gibi tatilinizi çok uyguna getireceksiniz. ( Bazen neredeyse bedavaya 🙂 )

1. Nereye Gideceğini Doğru Seç ;

” Şimdi ne alaka doğru yer ” dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle anlatayım. Her ülkenin yoğun dönemleri vardır. Mesela Antalya’ya Haziran veya Temmuzda gitmekle, Nisan veya Eylül gitmek arasında ki fark gibi. Biz bazı şeyleri ucuza getirmek istiyorsak yoğun dönemlerde değil , daha az yoğun dönemleri seçmeliyiz. Tabi bu demek değil ki, Antalya’ya aralıkta gideceğiz. Tabi ki Aralıkta gitmeyeceğiz. Ayrıca yurt dışı planlaması yapacağımız için ve Euro bizim paramızın 3 katı olduğu için ( 2016 rakamıdır ) daha da pahalıya gelecektir.

Öncelikle ne istiyoruz. Deniz tatili mi ? yoksa Tarih mi ? Yok efendim ben İngiltere , Norveç , İsveç , Finlandiya turu yapacağım diyorsan , yada Amerika da 1 ay gezip orada kalacağım diyorsan, bu konu seni ilgilendirmiyor. Sen bu ülkeler ile ilgili gezi yazılarımı oku ve hazırlığını yap zaten 🙂

Bu ülkeleri gezemeyeceğiz anlamı taşımıyor tabi ki. Bu ülkeleri de uygun gezme yöntemleri , şimdi anlatacaklarımı uygulayınca da tabi ki var.

Şimdi tekrar dönelim nereye gideceğimiz konumuza dönmeye;

  • Eğer önceden alınmış bir vizeniz varsa 1-0 öndesiniz. Çünkü vize parası ve aracı kurum parası ödemekten kurtuldunuz. Eğer bir vizeniz yoksa , daha önce paylaştığım    “Vizesiz ülkeler. En sevdiğim” yazımı okumanızı öneririm.
  • Sezon dışı dönemlerde, yurt dışı tatili planlamak en doğru seçimdir. Otel , restoran ve uçak fiyatlarında , popüler sezonlara göre çok daha uyguna gelecektir.

2. Uçak Bileti

Öncelikle sözüme “Sadece Türk firmalarının biletlerine bakmaktan vazgeçin.” diyerek başlamak istiyorum. Çünkü sonucunda yurt dışına sadece Türk uçuş firmaları uçmuyor. Yüzlerce ülkenin uçakları da ülkemize inip kalkıyorlar. Ve bu yabancı ülkeler , ülkemize vatandaşlarını taşırken , geri dönüşlerde çok fazla müşteri bulamıyorlar. Bu yüzden promosyon bilet uygulaması yapıyorlar. Üstüne üstlük kuralımız olan “biletini 2-3 ay önceden al” uygularsak , göreceksiniz ki aldığınız bilet fiyatına yurt içinde bile bir noktaya gidemezsiniz.

Aktarmalı uçuşlardan korkmayın. Bu biletler bazen çok daha uygun olabilir. hatta benim gibi aktarma saatini 9-10 saatlik bir bilet seçerseniz , aktarma yaptığınız ülkeyi de gezme şansı yakalarsınız. Böylece bir uçak biletiyle 2 farklı ülkenin şehrini gezme şansınız olur 🙂

3. Eşyalarınızı El Bagajına Sığdırın

Bu sizin uçak bileti fiyatınızı da etkileyen, hemde kalacağınız otelden ayrıldığınızda bagajınızın emanete bırakmaktan kurtaran bir yöntem olacaktır. Uçak bileti alırken, bilet fiyatı bagajınız olup olmadığına göre değişmektedir. Sırt çantanıza eşyalarınızı sığdırın. Gereksiz malzeme yanınızda taşımayın ( Makyaj malzemesi, Fazla kıyafet, Havlu v.b gibi)

4. Hava Limanından Şehre Gidiş

Uçaktan indiniz ve şehre gitmek istiyorsunuz. Bunun için en hızlı yöntem trendir. Hatta hızlı trendir. Ama bu yöntemler maliyetlidir. Gideceğiniz şehrin hava limanı bilgilerini önceden araştırın. Belediye otobüsü varsa bunu tercih edin. Çok ucuza şehre gideceksiniz. Eğer bu uygulama yoksa özel otobüs firmalarını tercih edin. Tren biletinin yarı fiyatına şehre olaşmış olacaksınız.

5. Otel Seçimi  

Otel seçimi bence en önemli konu. Otelin nerede olduğu , konumu , kahvaltısı , ulaşım imkanları ve tabi ki temizliği. Bunlar en önemli konular. Tabi bu maddelere bakarken ucuz tatil için fiyat daha da önem arz ediyor.Otel aramak için çok çeşitli uygulamalar mevcut. ben en çok booking.com kullanıyorum. Bir başka önereceğim uygulama expedia.com olacak. Bu uygulamadan da çok uyguna otel ayarlama şansına sahip olacaksınız. Tabi zaman çok önemli. En önemli konu , rezervasyonunuzu en az 2-3 ay önceden yapmalısınız. Böylece çok güzel bir oda , çok uyguna sizin olacaktır. Tabi 2-3 ay sonrasına rezervasyon yapacağımız için , ücretsiz iptal seçeneği olan bir oda seçmeye dikkat edin.

Ben yalnız yaptığım seyahatlerimde hosteller de kalmayı tercih ediyorum. Fiyat olarak daha uyguna gelmesi ve hostellerin büyük çoğunluğunun şehir merkezinde olması bu tercihimde en büyük etken. Tabi eğer ortak banyo ve tuvalet kullanabilirim ve aynı oda da en az 10 kişi ile ( bay-bayan karışık ) uyurum diyorsan 🙂 Yapmanız gereken konaklayanların yorumlarına bakmanız ve hostelin konumu. Güvenlik konusunu düşünmeyin emin olun çok güvenilirler. Sadece size verilecek dolaba eşyalarınızı koyup kilitlemek için yanınıza bir kilit alın veya hostelden de satın alabilirsiniz.

6. Bedava Konaklama

Başlığı okuyunca bu nasıl oluyor dediğinizi duyar gibiyim 🙂 Evet bedava yada bedava yakın konaklama imkanınız da mevcut. Peki nasıl oluyor. Eğer kalabalık bir aileyada arkadaş grubu olarak yurt dışında tatil yapacaksınız , daire kiralayabilir ve kişi başı maliyeti düşürebilirsiniz. Bunun için Airbnb kullanabilirsiniz. Yok ben bedava tatil yapacağım derseniz, biraz daha zahmetli olacak ama gideceğiniz yerde sizi misafir edecek bir insan bulabilirsiniz. couchsurfing.com  Birazda daha detay mı istiyorsunuz ?

Couchsurfing, gittiğiniz şehirde, sizi ağırlayabilecek bir yeri olan (ki bu yer bir kanepe ya da yayla gibi bir oda olabilir) kişilerle tanışmanızı ve iletişim kurmanızı sağlayabilecek bir gezgin ağı. Örneğin Paris’e gideceksiniz ve konaklamaya para harcamak istemiyorsunuz. Hemen siteye giriş yapıyorsunuz , üyeliğinizi oluşturup orada kriterlerinize göre sizi ağırlayabilecek birilerini bulup iletişime geçiyorsunuz. Ve bedava konaklayacağınız bir yeriniz olmuş oluyor. Fakat unutmayın ki size de konuk olmak isteyenler olacaktır. Ayrıca Profilinizin çok dolu olması  ve başka kullanıcılardan aldığınız olumlu referanslar , konaklayacak bedava yer bulmanızı sağlayacak. Daha detaylı bilgi için lütfen Tıkla ” Nedir bu Couchsurfing”

Airbnb’de ise bir evi ya da odasını kiralıyorsunuz. Tabi bu ücretli bir konaklama. Fakat ödeyeceğiniz ücret evin lokasyonuna, büyüklüğüne, kapasitesine ve çeşitli özelliklerine göre değişiyor, haliyle oldukça uygun fiyatlı konaklama seçenekleri bulabilme ihtimaliniz de artıyor. Ancak eğer kalabalık bir grup değilseniz , bu konaklama yöntemi uygun olmayacak , hatta daha pahalıya gelecektir. Daha detaylı bilgi için lütfen Tıkla “Nedir bu Airbnb”

Birde ben bisikletimle seyahat ettiğimi için, bisikletli gezginlerin kullandığı warmshower sitesi var. Mantığı Couchsurfing le aynı. Tek farkı burası bisikletlilerin adresi 🙂

7. Promosyon Kodları

Bu işin iyice dilencilik boyutu 🙂 Ama ne demiş atalarımız ” Bedava sirke baldan tatlıdır” 🙂 Bir şehre gitmeye karar verdik ve planlamayı yaptık. şimdi orada yapacağımız , ulaşım veya müze giriş ücretleri olacak. Yine gitmemize 1-2 ay önceden google da “x promotion code” araması yaptırarak ücretsiz veya indirimli hale getirebiliriz. Biraz zahmetli ama denemekte fayda var.

8.  City Pass Ücretleri

City Pass şehirde özgürce bir o yana bir bu yana ulaşmanızı sağlayan hatta , 1-2 müzeye ücretsiz , sonrakilere belirli indirimlerle girmemizi sağlayan kartlardır. Ama burada en önemli dikkat etmemiz gereken şey , gideceğimiz şehire çalışırken kaç tane müze gezeceğinize karar vermek. Örneğin zaten toplamda gidilecek yerde 2 müze gezecek isek ve müze fiyatları ve günlük sınırsız ulaşım kartı fiyatı toplamı , City passdan pahalıysa , bu nokta da City Pass mantıksız birhal alıyor. Bunu çok iyi planlamak ve fiyatlara önceden bakmak gerekli.

Unutmamak gerekir ki City Pass her zaman mantıklı değil. Açıkçası ben City Pass kullanmam. Çünkü ben toplu taşıma kullanmayan ve her yeri yürüyen biriyim 🙂

9. Ödemeleri Önceden Yapın

Uçak biletinizi 2-3 ay önceden aldınız. Otel rezervasyonlarınızı da yaptınız. Tatili kesinleştirdik. gidilecek yer ile ilgili sitemizden neler yapılması gerektiğini de öğrendiyseniz , sırada bunları planlamak var. Gidilecek müzeler ve yakın başka bir şehre geçmek planda varsa , bunların biletlerini yine 2-3 ay önceden almak size çok kazandıracaktır. Belki bilet başı kazancınız 4-5 Euro olacaktır. Bunu küçümsemeyin toplamda 30-40 Euro kazancınız olabilir ve bununla kendinize güzel bir ziyafet çekebilirsiniz.

10. Telefon Kullanımı

Yurt dışında en pahalı ve bence en gereksiz harcama telefon. Mutlaka ki telefon kullanmam gerekiyor diyorsanız , yurt dışına çıkmadan önce , operatörünüz ile konuşup uygun tarifeyi satın alın. Ben hiç telefon kullanmıyorum. Mutlaka bir yeri aramak istiyorsam , yurt dışında her cafe de , otelde , hatta sokakta WİFİ var. Telefonda ki uygulamaların birisiyle İnternet üzerinden aramamı gerçekleştiriyorum. Yaşayın beleş arama özgürlüğü 🙂

11. Yürüyün veya Bisiklet Kiralayın

İşte benim tatil anlayışım. Ben bir şehri ara sokaklarına kadar gezip keşfetmiyorsam , o şehir benim için gezilmemiş sayılır. Ben yürürüm arkadaş , hatta bisikletimle her yeri gezerim. Zaten bisikletle dünya seyahati planlayan bir insanım ( 2016 ) Sen yürüyemiyorsan ve bisikletini de götüremiyorsan üzülme. Avrupa hemen hemen her şehirde bisiklet kiralayabilirsin. Hemde neredeyse bedavaya.

12.Hediyelik Eşya

Bu kısmı sevmiyorum. bunun en iyi çözümü kimseye söz vermemek. Böylece bir şey almamış ve masraf yapmamış olursunuz. Ama ben almazsam olmaz diyorsanız, o zaman gezdiğiniz popüler yerlerdeki hediyelik yerlerden değil , biraz daha şehrin içinde kurulan halk pazarlarından alışveriş yapın. Arada ki fiyat farkına şok olacaksınız.

13. Su Sorunu

Dünya da en pahalı şey Su. Benzinden daha pahalı. Özellikle Avrupa da bir yerdeyseniz. Bu yüzden eğer ki su satın alacaksınız litrelik alın. Bitince de atmayın. Bir çeşme gördünüz mü yapışın. Önce siz kana kana kendinizi doyurun , sonra şişenizi 🙂

14. Yeme – İçme

Eğer bir gurme isen , En lüks yerlerde yemek yerim diyorsan sende yanlış sayfadasın. Yanlış yazıyı okuyorsun.

Ama ben gezmek istiyorum, zaten evde yemek yiyorum, 4-5 gün yemesem ne olur diyorsan işte tam yeri burası. Benim seyahatlerimde yemek ihtiyacımı karşıladığım yerler , o şehrin büyük süpermarketleri. Markete girerim. Ekmeğimi , peynirimi , domatesimi ve sıkma portakal suyumu alırım. Portakal suyu diyorum evet. Çünkü Avrupa da 1LT portakal suyu sudan ucuz 🙂 Sonra güzel bir parka oturup yaparım sandviçimi. Oh hem dinlerim hem beslenirim. Paris’te Eyfel kulesinin orada bile bunu yapmışlığım var. Çekinmeyin ! Fransızlarda benim gibi veya sizin gibi aynı şeyi yapıyorlar. Göreceksiniz.

Umarım bu bilgiler size biraz yol gösterir. Ben yaşadığım tecrübelerimi derleyerek sizlere pratik olduğuna inandığım yöntemleri paylaştım. Umarım siz daha iyilerini bulur ve benimle de paylaşırsınız.

 

Deli size yolu gösterir , Yolda nasıl yürüyeceğiniz size kalmış 🙂

 

 

Yorumlar (9 Yorum)

Görüşlerinizi belirtmek ister misiniz?